Değerlemiz

 

 

Duyurular

Online Üye Kaydı

Websitemizdeki online üyelik sayfasından vakfımız üyelik için başvurabilirsiniz, daha sonra üyelikle ilgili olarak sizinle irtibata geçeceğiz

Ziyaretçi Defteri

Sitemiz ziyaretçi defterine duygu ve düşüncelerinizi bekliyoruz.

Üye Aidatları

Kıymetli hemşerilerimiz, vakfımızın sizlere daha iyi hizmet verebilmesi için aidatlarınızı ödeyiniz. Sitemiz aidat sayfasından ödemelerinizi takip edebilirsiniz.

Websitemiz Yenilendi

Gümüşhane Vakfımız websitemiz hizmete girmiştir. Vakıf faaliyetlerimizi websitemizden takip edebilirsiniz.

 

Gümüşhane Türkülerimiz


PopUp MP3 Player (New Window)

Yöresel Maniler

Karanfil ezenim yok
Ezip de süzenim yok
Çöl alası Kelkit'te'
Salınıp gezenim yok


Mektup yazdım bilesin
Okuya da gülesin
Bu mektubun hayrına 
Durmaya da gelesin


Kuşburnu kurutmadım
Yar seni unutmadım
Yar askere giderken
Gözyaşı kurutmadım


Yazı yabansız olmaz
Ökçe tabansız olmaz'
Kız küsme darılma
Sürü çobansız olmaz


Mani maniyi eyler
Maniyi okur beyler
Manide de vefa yok
O da bir gönül eyler


Mezarımı uca koyun
Kaldırın tuca koyun
Ben muratsız giderim
Üstüme baca koyun

 

Mani maniye geldim
Kuymak yemeye geldim
Kuymak ellerin olsun
Yari görmeye geldim


Karşı dağda kuşburnu
Meyve verir kış günü
Hiç ayrılık olur mu
Zemheri ayı, kış günü


Dağlarda kar kalmadı
Yüreklerde fer kalmadı
Daha çok yazacaktım
Mektupta yer kalmadı


Kuşburnu pirlenir mi
Dibi süpürlenir mi
Küçükten yar sevenin
Mendili kirlenir mi


Kelkit'in altı bağlar
Bağrýnda bülbül var
Kızlar gelin giderken
Analar durmaz ağlar


Yılana bak yılana
Kıvrım kıvrım dolana
Yitirdim sevdiğimi
Bin altın var bulana


Gökte yıldız yüz atmış
Kaşına kara katmış
Kurban olam mevlaya
Seni ne güzel yaratmış


Oğlan adýn Ali' dir
Boyun kavak dalıdır
Gel sarılak, gel yatak
Kuru yerler halıdır


Bahçede gezme yarim
Bağrımı ezme yarim
Beni sana vermezler
Boşuna gezme yarim


Meni meni hu meni
Çukurda koydun beni
Dölbentini kefen et
Gülsuyuyla yu beni


Gümüşhane evrülesün
Çark ola çevrülesün
Yar içinden çıkınca
Yan yere devrülesün


Altın yüzük var benim
Parmağıma dar benim
Şu Kelkit'in içinde
Orta boylu yar benim


Kelkit'in yolları çizi
Yarama, bastılar tuzu
Kusura bakma gelemem
Sana emmimin kızı


Bisikletle gezersin
Karıncayı ezersin
Haçan benden güzelsin
Niye bekar gezersin


Mavi boncuk boğazda
Bir yarim var Sivas'ta
Allah bizi kavuşturur
İlkbaharda, kirazda


Karşıda koyun kuzu
Kuzuya verin tuzu
Annem beni neylesin
Yannda oğlu kızı


Oy İsmail ismail
İsmine oldum mail
Babam sana kız vermez
İster öl, ister bayıl


Ekin ektim düzlere
Yetirmedim öküzlere
Yedi yıl hizmet ettim
Kara gözlü kızlara

Bacadan sesin aldım
Dolandım fesin aldım
Bir kadının dört oğlu
Beğendim hasın aldım

 
Eğil reyhanım
Doğrul fidanım
Buraya mı geldin
Evler yıkanım


Evimizin onu harman
Harmanda okunur ferman
Benim bu derdime
Bulunmaz derman


Daldan dala kuş öter
Kanadında gümüş var
Gitti oğul gelmedi
Elbet bunda bir iş var


Gün dalından kuş uçtu
Mendilim suya düştü
Sen orada, ben burda
Ayrılık bize düştü

Merdivenim kırk ayak
Kırkına verdim dayak
Dediler yarin geldi
Seğirttim yalın ayak


İğne attım kuruna
El değmeyin durula
Yarime yar diyen
Sol göğsünden vurula


Oğul oğul has oğul
İpek getür sat oğul
Eller kırka vermiyor
Sen yetmişe sat oğul


Armudun dibi kenar
Yanar yüreğim yanar
Verseler yari bana
Derler yağmur da kanar


Tüfeğim allı pullu
Ben almam dulu mulu
Alırsam kız alırım
Yazması allı pullu


Meniden mestim oğlan
Küçükten dostum oğlan
Çek elini elimden
Ben sana küstüm oğlan


Maniyi baştan söyle
Kalemden kaştan söyle
Karnýmýn açlığı var
Ekmekten aştan söyle


O dağın ardı meşe
Bu dağın ardı meşe
Yarime yar diyenin
Evine şivan düşe


Oğlan heyben var mıdır
İçi dolu nar mıdır
Bana bakan bulunmaz
Sana bakan var mıdır


Mercimek ektim kile kite
Doldurdum sile sile
Yari gurbete saldım
Yüzüne güle güle


Armut dalda, dal yerde
Bülbül öter her yerde
Felek bizi ayırmış
Her birimiz bir yerde


Bacada altın direk
Suyu nerden indirek
Kuşlar dile gelmiyor
Yare selam gönderek


Baca başı pıtırak
Gel aşağı oturak
Oturmadan ne çıkar
Gelin alak kurtulak


Karşıda kara kedi
Ağzında keklik eti
Verin yarimi bana
Yakarım memleketi


Gittim arpa biçmeye
Eğildim su içmeye
Dediler yarin gelmiş
Kanat gerdirn uçmaya


Bu tarla sulu tarla
Parla gül yüzlüm parla
Yakından görüşemedik
Uzaktan mendil salla


Yazıya yaban derler
Ökçeye taban derler
Kız küsme darılma
Nişanlıya çoban derler


Evin önünde pınar
Kolumu soksam donar
Sağ kulağım sızlıyor
Acep yar mı anar


Mektup vazdım köşeli
İçi güller döşeli
Yana yana kül oldum
Senden ayrı düşeli


Mektup yazdım yaz idi
Kalemim beyaz idi
Daha çok yazacaktım
Mürekkebim az idi


Bir at aldım güzün
Yalı kuyruğundan uzun
Dostuna güvenme
Yolda kalırsın kuzum


Koyunu koyun gelsin
Yününü yolun gelsin
Bütün yollar sizin olsun
Yarimi koyun gelsin


Bacada durma yiğit
Bıyığını burma yiğit
Babam sana kız vermez
Orada durma yiğit


Göğer bostanım göğer
Su gelir bendi döver
Küçükten yetim kaldım
Her gelen beni döğer


Ispanağı haşladım
Doldurmaya başladım
Dediler yarin asker
Ağlamaya başladım


Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar


Al perde, yeşil perde
Uğrattın beni derde
Ben bu dertten ölürsem
Nasıl yatarım yerde


Makas mıhtan asılı
Abrukalar kesili
Ben yarime ne derim
Hafta başı küsülü


Camilerden hu gelir
Çeşmelerden su gelir
Önümüzde karlı dağa
Elimizden ne gelir


Karpuz kestim yiyen yok
Niye kestim diyen yok
Su Kelkit'in içinde
Halimden anlayan yok


Mehrnet gelir merdinden
Mereklerin ardından
Bir cift kız döğüşüyor
Bir mehmetin derdinden


Mendilimin al yanı
Söyle canımın canı
Yüze gülen çok olur
Kalpten seveni tanı


Sarı çitin düğümü
Unuttum bildiğimi
Ölürüm öldürürüm
Alırım sevdiğimi


Karşıdan atlı geçti
Nalını parlattı geçti
Ellere selam verdi
Beni ağlattı geçti


Kahve piştiği yerde
Pişip taştığı yerde
Güzel çirkin aranmaz
Gönül düştüğü yerde


Dağları aşam dedim
Aşam ulaşam dedim
Bir vefasız yar için
Aleme paşam dedim


Karşıdan gelenlere
Gaz koydum fenerlere
Anam beni verecek
Askerden gelenlere

Bahçeye gel göreyim
El uzat gül vereyim
Aramız uzak oldu
Seni nerde göreyim


Karanfilsin, tarçınsın
Niye böyle hırçınsın
Ne büyüksün, ne küçük
İşte benim harcımsın

Al alma dört olaydı
Yiyene dert olaydı
Bu almanın sahibi
Sözüne mert olaydı


Karşıda koyun kuzu
Kıvrık kıvrım boynuzu
Malına tamah etme
Ver sevdiğine kızı


Fırın üstünde kürek
İşanet ettin yürek
Her derde dayandın
Buna da dayan yürek


Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Feleğin bir kuşu var
İpsiz bağladı beni

Al almayı dişledim
Sapını gümüşledim
Herkes geldi vermedim
Yar geldi bağışladım


Karanfil olacaksın
Sararıp solacaksın
Ben müftüye danıştım
Sen benim olacaksın


Portakal dilim dilim
Gel otur gonca gülüm
Ne dedim niye küstün
Lal olsun ağzım dilim